Misafir olarak yorum yapmak için bu adresi kullanın: guest@maninwhite.me
Rüya gördünüz mü?
Sorunlarınızı var mı?
Size yardım etmekten mutluluk duyarız.
Bismillahirrahmanirrahim
Azer (Terah) öldüğünde oğlu İbrahim (as) 75 yaşındaydı. Ailenin reisi artık İbrahim’di. Çok geçmeden Allah ona kendisinin üzerinde bir Rab olduğunu hatırlattı. O zaman pek çok kişinin saygı duyduğu bu büyük peygamber ve ata sadakatle itaat etti.
Tevrat, Yaratılış 12:1-3
RAB Avram’a, “Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git” dedi, “Seni büyük bir ulus yapacağım, seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, bereket kaynağı olacaksın. Seni kutsayanları kutsayacak, seni lanetleyeni lanetleyeceğim. Yeryüzündeki bütün halklar senin aracılığınla kutsanacak.”
Kur’an ve sünnet (hem Muhammed’in (sav) sünneti hem de eski Yahudi gelenekleri) bize İbrahim’in bu çağrıyı almadan önce iki önemli yüzleşmeye göğüs germek zorunda kaldığını anlatır. Bunlardan birincisi babasıyla olandı. Sonra, daha da çarpıcı olan, İbrahim’in kendisini öldürmeye çalışan putperest bir kralın öfkesine karşı durmak zorunda kalmasıydı. Bu hikâye Urfa şehrinde nesilden nesile aktarılmıştır.
Üçüncü yüzleşmeyle ilgili bir kayda sahip değiliz ama olacağı kesindi. İbrahim’in yukarıda bahsi geçen ayetleri aldıktan sonra eve dönüşünü düşünün. Allah’ın buyruğunu ona aktardıktan sonra karısı Saray’ın yüzündeki şaşkınlık ifadesini hayal edebilirsiniz.
Nereye gitmemiz gerekiyor?
Bilmiyorum. Allah bana bunu söylemedi.
Ne kadar uzağa? Yer neye benziyor? Orada karnımızı nasıl doyuracağız?
Bilmiyorum. Bilmiyorum. Bilmiyorum…
Kim bu senin yeni tanrın? Başka kim ona tapıyor?
O gün İbrahim’in karısına ne cevap verdiğini bilmiyoruz. Bütün bildiğimiz Allah’ın onlara –sadece İbrahim ve Saray’a değil İbrahim’in kuzeni Lut’a ve “Harran’da edindikleri uşaklara” da– vermeyi vaat ettiği ülkeye gittikleri (Tevrat, Yaratılış 12:5). Bugünkü Irak’ın yanı sıra Türkiye ve Suriye sınırlarında yaşayan bu insanlar sadık peygamber ve atanın yönlendirmesiyle Filistin’e doğru gittiler.
Bu, İbrahim ve ailesini Vaat Edilmiş Ülke’ye götüren büyük bir adımdı. Ancak bir gün Halilullah (Allah’ın Dostu) olarak çağrılıncaya dek denenme, büyüme ve imanda derinleşme yolunda atacağı pek çok adımdan yalnızca biriydi.
Bir sonraki denenmenin gelmesi çok uzun sürmedi. Kafile Filistin’e ulaştığında İbrahim Allah’ın ülke üzerindeki egemenliğini tanımak için bir sunak yaptı. Fakat insanlar ve kalabalık sürüleri için yiyecek yoktu. Filistin’i mülk olarak sahiplenmek yerine büyük Nil Nehri’nin beslediği Mısır’a gittiler. Bu yabancı kişiler orada sığınma istediler – bugün İbrahim’in soyundan geldiğini iddia eden pek çok Ortadoğulunun yabancı ülkelerde güvence araması gibi.
Allah tarafından İbrahim’e verilene benzer bir bereketi almak ister miydiniz? (Sana ün kazandıracağım, bereket kaynağı olacaksın.)
Allah’a itaat etmeye hazır mısınız? Bunu yapmak fedakârlıkta bulunmak ve bilinmeyenle yüzleşmek anlamına gelse bile.
Daha çok bereket almak mı, yoksa başka insanlara bereket olmak mı istersiniz? (Yeryüzündeki bütün halklar senin aracılığınla kutsanacak.)